BİR BEBEĞE ÇORBA SEVDİRMEK

Ek gıdaya başladığımız ilk günlerden bu yana Duru bebeğe çorba içirmek mümkün olmadı. Bu uğurda ne sebzeler, ne mercimekler, ne tarhanalar heba olup gitti. Tabi onlarla birlikte benim içim de.

Ta ki bu haftaya kadar. Öncelikle hem Duru'ya hem de kendime zaman tanıdım. Bir ay çorba ve sebze pürelerine ara verdim, belki henüz hazır değildir diyerek. Sadece yoğurt, meyve püresi ve mamaya yer verdim günlük beslenmemizde. Ama kafamda hep çorba meselesi dönüp durdu.

Nihayet doktor kontrolümüzde bu meseleyi sordum. Sağolsun rahatlattı beni. "Tuzsuz, yağsız, baharatsız çorbayı sen olsan içer misin?" diyerek konuya ışık tuttu ve ekledi "tadını beğenmediğin hiçbir şeyi bebeğine yedirme". Artık çorbalara tavuk suyu, nane, kekik ve biberiye gibi baharatlar ekleyebileceğimi söyledi. Tuz ve salça kesinlikle yasak.

Durur muyum? Hemen kolları sıvadım. İlk işim organik tavuk araştırmak oldu. Zira piyasada satılan sanayi tavuklarının faydadan çok zararı var. Bu mesele başka bir yazının konusu olacak kadar derin ve önemli. O yazımı da en kısa zamanda paylaşacağım burada.

Organik tavuğu bulup güzelce haşladıktan sonra küçük saklama kaplarına koyup günlük çorbalarda kullanmak üzere buzluğa attım. Duru'ya çorba pişireceğim zaman onları kullanıyorum.

Doktorun tavsiye ettiği gibi ufak ölçülerde nane, biberiye, kimyon gibi baharatlar da ekliyorum. Hatta dün yaptığım kereviz çorbasına biraz limon bile sıktım. Sonuç: Koca bir kase çorbayı hiç itiraz etmeden vukuatsız içen bir bebiş:)

Şimdi sıra mevsim sebzeleri ile yapılacak bol vitaminli çorbalar konusunda uzmanlaşmakta.

Sizden gelecek tariflere açığım kızlar bilginize:)