ANNELİK BANA NELER KATTI?

Çocuk sahibi olmak her insanın hayatında bir dönüm noktasıdır. Etrafınızdaki çoğu kişi bebek beklediğiniz süre boyunca uykusuz gecelerden, bitmeyen gaz nöbetlerinden, diş çıkarma sürecinden bahsetse de aslında bunlar ömür boyu sürecek bir serüven için buz dağının sadece görünen kısmıdır. Öyle ya bir insan var etmek kolay mı?

Peki bu süreç bende nasıl işledi? Başlarda oldukça zor. Zira lohusalık depresyonu denilen şeyi öyle kolay yenemedim. Doğumdan sonra hemen her şeyde ağlayıp sinirlenecek bir yan bulan canavarlar gibiydim.  Duru hiç büyümeyecek, sürekli kusacak, hep zor uyuyacak, ev hep dağınık kalacak ben bir daha asla eski ben olmayacakmışım gibi geliyordu. Öte yandan hepsinin geçeceğini de biliyordum ama olumsuz yanım ağır basıyordu işte. Neyse ki geçti gitti, eski neşeli halime döndüm ve sıkı sıkı sarıldım ona. İşte tam da bu noktada başladı keyifli zamanlar.

Bebekli hayata adapte olup da, zamanı daha verimli kullanmaya başlayınca gördüm ki ben hala eski benim. Kitap okuyabiliyor, evime vakit ayırabiliyor, yemek pişirip dostlarımla görüşebiliyorum. İşten geriye kalan zamanlarda kızımla doyasıya oynuyor, ona yeni şeyler öğretebiliyorum.

Açıkçası bunları yapabildiğimi  görmek beni cesaretlendirdi ve yaptığım her şeyi bir farkındalık halinde gerçekleştirmeyi başardım. Daha alacak çok yolum var ama şu günlerde ciddi bir eğitimden geçtiğimi söyleyebilirim.

Artık sağlıklı ve organik beslenmek için ciddi bir çaba gösteriyorum. Yoğurdumu kendim mayalıyorum, ekmeğimizi kendim pişiriyorum, çalışıyor olmama rağmen dışarıda yemek yememeye gayret ediyor mutlaka evde yemek yapıyorum. Balık alacaksam deniz balıklarını tercih ediyor, tavuk ve yumurtayı ise organik olduğundan emin olduklarımdan alıyorum.  Bunlar sadece başlangıç. Malum önümüz bahar kendi yeşilliklerimi yetiştirmek gibi planlarım da yok değil :)

Evde deterjan kullanmak yerine sirke, karbonat, limon ve limon tuzu gibi doğal ürünlerden faydalanıyorum. Çamaşırlarımızı artık sadece sabun cevizi ile yıkıyorum. Özetle bir aydınlanma ile birlikte doğal yaşamdan faydalanma süreci bu yaşadığım.

Bunun yanında bulduğum her boşlukta okuyor, okuyor, okuyorum. Duru ile birlikte oynayabileceğim oyunlar öğreniyorum. Hastalıkların üzerinden ilaçsız gelmeye dair araştırmalar yapıyorum. Nasıl daha iyi olurum, en doğruyu nasıl bulurum diye çabalıyorum. Öğrendiklerimi etrafımla paylaşıyorum. Bundan aldığım keyif ve hayatıma kattıklarını ise paha biçilemez buluyorum.

Eğer anne olmasaydım sanırım böyle bir çabam olmayacaktı. Çünkü Duru attığım her adımda benim için çok güçlü bir motivasyon kaynağı.

Önümüzdeki süreçte hep yarıda bıraktığım İngilizce öğrenme işine eğilip, kızımın da ingilizce öğrenmesine katkıda bulunacağım ve montessori eğitim sistemini detayları ile öğreneceğim. Bu hedeflerimden sadece bazıları. Diğerlerini de zamanla buradan paylaşma fırsatı bulurum umarım.

İyi ki anneyim, iyi ki varsın kızım...