Acı Çekiyorum

301 can.

301 aile... Yüzlerce çocuk, yüzlerce aile, binlerce yas. Ateş düştü evlere. Bize değen sadece kıvılcımdı. Kıvılcım böyle yakıyorsa, ateşin düştüğü yerlerde ne yaşanıyor tahayyül edemiyorum. Günlerdir gözümde yaş, boğazımda bir yumru. Sabah uyanmak zor, gece uyumak daha zor. İşe gitmek, bir şeyler yemek, sohbet etmek, gülmek en zor.

Ne gelir elden? Ne getirir gidenleri?

Acı çekiyorum.

"Kader" diyenler oldu. Değil. Önlenebilir bir kazayı para uğruna önlememek, güvenliği ihmal etmek, insanları sömürmek kader olamaz, olmamalı.

Geçmişinden hiç mi ders almaz bir ülke?

Hiç mi sevmez bir devlet insanını?

Babası ölmüş bir çocuğu hangi oyuncak mutlu kılar sanıyorsunuz ya da kocası ölmüş bir kadını avutacak sözünüz var mı?

19 yaşındaki oğlunu teşhis dahi edemeyen acılı ana babalar bir daha ilaçsız uyuyabilecek mi sanıyorsunuz?

Sizin olsun riyakar yardım kampanyalarınız, hepsi cılız vicdanlarınızı susturmak için. Kendinizden ve paradan başka bir şeyi umursadığınız yok.

Ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak artık hiç uğruna insanların ölmediği bir ülke istiyorum. Ben eşimi işe, çocuğumu okula yollarken, ben sokağa çıkarken devletimin beni koruyacak, yaşam hakkımı gözetecek olgunlukta ve yeterlilikte olduğunu bilmek istiyorum.

Ben "bu mesleğin fıtratında ölüm var" diyerek arkasını kadere yaslayan bir aymaz tarafından yönetilmek istemiyorum.

Ben çok acı çekiyorum!