Bir Kreş Görüşmesinden Akılda Kalanlar

Aslında bakıcımızı çok seviyoruz. Ben işe başladığımdan bu yana sağolsun sevgisini, sabrını, şefkatini hiç esirgemedi kızımdan. Hani bir çocuk daha doğuracak totoya sahip olsam yine o baksın isterim çocuğuma. Ama bugünlerde kafam/kafamız biraz karışık. Sanki Duru daha hırçın, daha inatçı, daha mutsuz. Sanki yarattığımız ortam ona yetmiyor, sosyalleşmek istiyor. Hal böyle olunca acaba kreşe mi versek diye düşünür olduk. Hem yeni şeyler öğrenir, hem yaşıtlarıyla beraber olur, hem profesyonel ellerde olur diye araştırmaya başladık.

Bu yola girerken zorlanacağımı biliyordum. Ama bu denli zorlanacağımı hiç düşünmemiştim. Bir kere Adana'da 16 aylık bebek kabul eden kurum neredeyse yok denecek kadar az. Olanlar ise maalesef adına "kurum" denmeyecek yerler.

Amacım kimseleri kötülemek değil, buradan isim de vermeyeceğim ama son görüştüğüm okulda karşılaştığım tutum öyle kötüydü ki havlu attım. Bakıcıya devam dedim.

Okula girdim ve gözüme ilk çarpan merdivenler oldu. Üç katlı bir villayı bozup, odalara bölünce, duvarlara da bir iki çocuk resmi asınca kreş oluyor diye düşünmüş olmalılar. Merdiven başlarında herhangi bir koruyucu kapı yok. Bir öğretmene 3 çocuk düştüğünü söyledikleri okulda hangi çocuğu o merdivenlerden koşturmasın diye tutacaklar çok merak ettim. Merdivenler ahşap ve sanırım ekstra kaygan olsun diye cilalamışlar. Ben bile dikkatle, adım adım indim. Kucağında çocukla nasıl inip çıkıyorlar acaba?

Okul 0 yaştan itibaren çocuk kabul ediyoruz diyor. "Peki 0 yaş grubu çocuğa bakma ruhsatınız var mı?" dedim, eblek eblek baktı yüzüme. "Yani" dedim "bu okula müfettiş gelse, benim çocuğumu görüp bu yaş çocuğunun burada ne işi var dese ne diyeceksiniz?" diye açıkladım. Yanıt kem küm. Muhtemelen boştaki bir öğretmenin kucağına verip müfettiş gidene dek sokakta gezdirecekler yavruyu.

Sınıfları gezerken bir öğretmenin elinde paspas ile yer sildiğini gördüm. Öğretmen olduğunu biliyorum çünkü gelip tanıştı. 4 yaş grubu öğretmeniymiş. Nasıl yani, sınıfları öğretmen mi temizliyor? Ne kadar da profesyonelsiniz dememek için zor tuttum kendimi.

Sınfta bir kase içinde mamaya benzer bir şey öylece duruyor, üzerinde sinek uçuyor. Hadi unutulmuş diyelim, insanlık hali; olur. Ama ben sizi sabahtan aradım. "Akşam okulunuzu ziyaret edeceğim" diyerek randevu aldım. Bir gezin ya, absürd bir şey var mı diye kontrol edin. Varsa kaldırın ortadan. Yok, o kase battı bana.

Zaten o dakika kararımı vermiştim ama daha ne göreceğiz bakalım diyerek, biraz da "kıl anne" tutumuyla görüşmeyi sürdürdüm.

Bundan sonraki konuşmaları aynen diyalog şeklinde aktaracağım.

Ben: B.A Okul: X Hanım

B.A: Uyku saatiniz var mı?

X Hanım: Veli isterse uyutuyoruz.

B.A: Nerede uyuyorlar?

X Hanım: Sınıfta kampetleri açıp uyutuyoruz.

B.A: Uyumayan çocuklar ne yapıyor?

X Hanım: Derse ya da oyuna devam ediyorlar.

Allah aşkına biri bana söylesin, etrafında oynayan bir çocuk varken bir çocuk uyumak ister mi? Madem "0 yaştan itibaren çocuk bakarım" diyorsun neden uyku odan yok kardeşim?

Gelelim yemek mevzuuna. Çocuklara 3 ana öğün, 2 de ara öğün olmak üzere 5 öğün yemek veriyorlarmış. Gayet güzel. Yemekler her gün okulda taze olarak hazırlanıyormuş. Süper. "Peki malzemeleri nereden tedarik ediyorsunuz" dedim. Yine dişe dokunur bir yanıt alamadım. "Bir alışverişinizin faturasını görebilir miyim?" dediğimde, "O okulumuzun gizli belgesi, yetkilime sormam lazım" yanıtını aldım. Bu aşamada tırnaklarımı kemirecek kıvama geldiğimi söylememe gerek var mı bilmiyorum. Gizli belge ne ya? Ben çocuğum hangi markadan peynir yiyor bilmek isterim, bunu da ispatlı isterim.

Benim için önem derecesi en üstlerde olan bir diğer konu ise servis konusu. Her çocuğun maksimum güvenlik ile yolculuk yapması gerektiğini düşünüyorum. Bana kalırsa bu asla taviz verilmemesi gereken bir konu. Tabii bunu da sordum.

B.A :Serviste çocukların güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz?

X Hanım: Nasıl yani?

B.A: Yani koltuklarda oto koltuğu ya da yükseltici kullanıyor musunuz?

X Hanım: Haa şu görmüş olduğunuz kırlentlerden koyuyoruz çocuğun altına, öyle yükseliyorlar sonra emniyet kemeri takıyoruz tabii.

Görüşme bitmiştir!

Şimdi biri bana söylesin; ben mi çok kılım, bunlar mı çok rahat?

Yanıt bekliyorum.