2 Yaş Sendromu ve Bitmeyen Öfke Nöbetleri

Duru 17 aylık oldu.

Hızla büyüyor minik çileğim.

Ve bununla birlikte bir sürü şey de değişiyor. Damak tadı, uyku düzeni, hoşlandığı şeyler, hoşlanmadıkları, rutinleri derken yaklaşık on gündür tanımadığım bir çocuk ile yaşıyormuşum hissi ile mücadele ediyorum. Yer yer çaresiz, çokça yorgun ve gergin bir kadın olarak ne yapmalıyım sorusu ile cebelleşiyorum.

Uykunun ne demek olduğunu unuttum diyebilirim. Çünkü geceleri sadece 1 saat kadar kestirebildiğim kısa uykular uyuyabiliyorum. Unutkanlık, sinir, yorgunluk zirve yapmış vaziyette.

Her sabah işe giderken arkamdan deli gibi ağlıyor, akşam eve geldiğimde yüzüme bakmıyor. Geceleri en az 4 defa uyanıyor ve minimum yirmi dakika uyanık kalıyor. Bu kadar uykusuz kalmasına rağmen gündüz uyumayı da reddediyor. Uyumadıkça huysuzluğu iyice artıyor.

Buzdolabının kapağı kapanmasın, annem terlik giymesin, dişlerini fırçalamasın diye yaygara koparan, ne için ağladığını unutsa dahi ağlamaktan vazgeçmeyen, bağıra bağıra ağladığı için sesi kısılan 17 aylık bir terörist var evde. Karı koca dehşet içindeyiz. Parka götürüyoruz mutsuz, denize giriyoruz mutsuz, oyun oynarken mutsuz, yemek yerken mutsuz, hep mutsuz. Bu durum beni o kadar aşağı çekti ki bu hafta yer yer "ben nerede yanlış yapıyorum?" diye sorup, kendimi en ağır şekilde yargılarken buldum.

Acaba atladığımız bir şey mi var diye doktor kontrolüne de götürdük. Her şey yolunda, diş çıkarıyor ondan olabilir denildi. Fiziksel bir rahatsızlığının da olmadığından emin olunca rahatladım ama araştırmalar sürdükçe; hala bizim için erken olduğunu düşündüğüm 2 yaş sendromu denilen sürece girmiş olduğumuza ikna oldum.

İki yaş sendromu kabaca çocuğun özerkliğini ilan ettiği ve "ben" kavramının önem kazandığı, sık sık öfke nöbetleri, inatlaşma ve ebeveynlerin sınırlarının zorlandığı ve 36-42 aylara kadar sürebilen bir süreç. Daha geniş bilgi almak isteyenler aşağıda paylaşmış olduğum linkleri inceleyebilirler.

Okuduğum bütün makaleler özetle şunu öneriyor: İnatlaşma! Her şey mükemmel olmak zorunda değil, istemiyorsa yemesin, istemiyorsa giymesin, ağlamak istiyorsa bırakın ağlasın.

Bunlarla başa çıkmak, görmezden/duymazdan gelmek çok zor. Başarabilir miyim onu da bilmiyorum. Ağlamaktan sesi kısılan bir bebeğe kayıtsız kalmak ve sakinleştirmeye uğraşmamak ne kadar doğru emin olamıyorum. Kaldı ki uykusuzluğun verdiği yorgunluk ile kayıtsız kalabileceğimi de sanmıyorum. Çalışan bir anne olarak kızımla vakit geçirmeye, aktivite yapmaya, beraber eğlenmeye ihtiyaç duyuyorum. Yine zaman zaman kızarak (ki aslında bu onu değil kendimi cezalandırmak oluyor, çünkü kahroluyorum) zaman zamansa havlu atıp dediğini yaparak durumu kurtarmaya çalışmaktan korkuyorum.

Ciddi ciddi eve gitmeden bir yerlerde iki kadeh bir şeyler içip gevşemeyi düşünür oldum.

Daha parlak fikirleriniz var ise duymayı çok isterim.

Sabır ve sevgiyle :)

Not: Daha fazla bilgi için aşağıdaki linkleri inceleyebilirsiniz;

http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_851.htm

http://www.parentsturkiye.com/307-page-iki-yas-sendromuyla-bas-etmenin-10-yolu.aspx

http://www.doktorsitesi.com/makale/cocuklarda-2-yas-sendromu