Neden Bilmiş?

"Bilmiş Anne"

Ne de iddialı bir isim değil mi? Hatta yer yer antipatik, itici geldiğinin de farkındayım. Ama ben çok severek kullanıyorum. Çünkü bir anlamı var, öyle rastgele konulmuş bir isim değil. Bazen sorular geliyor "neden Bilmiş Anne?" koydun diye. Açıklayayım istedim. Hem de böylelikle belki bazı şeyleri de hatırlar, hatırlatmış olurum.

Duru doğduğunda gebeliğim boyunca okuduğum ve doğru bulduğum ne varsa uygulamaya çalıştım. Emzirme savaşım, uyku rutini oluşturma ısrarım, ten teması takıntım, her gece banyo yapsın diye tutturmalarım derken etraftan hep aynı şey söylenir oldu: "Aman her şeyin en iyisini sen biliyorsun!". Başta çok takılmıyordum söylenenlere. Ama süreç ilerledikçe öyle çok duymaya başladım ki, canım sıkıldı. Oysa bilmediğim çok şey olduğunu, bunun hayat boyu sürecek bir yolculuk olduğunu ve her şeyi deneyimleyerek öğreneceğimi biliyordum sadece. Teoride hazırdım her şeye ama daha doğumhanenin kapısında anlamıştım pratiğin çok farklı olduğunu.

Susmadılar. Ben de susmadım. Açtım bir blog, adına da "Bilmiş Anne" dedim gitti. Yani aslında fazlaca eleştirilen ve baby blues'u doruklarda yaşayan bir annenin verdiği tepkinin ürünüdür bu blog. İyi ki de bu yolu seçmişim, iyi ki yazmakta bulmuşum çareyi.

Bindiğim taksiyi süren şoför amcanın dahi kısacık yolda sırf Duru'ya eldiven takmadım diye "bu çocuk böyle üşür" dediğini görünce meselenin toplumsal bir mesele olduğunu anladım. Biz toplumca "anaç"tık. Ve çocuğu kendi annesinden dahi korumak ile mükellef hisseden bir vicdanımız vardı.

Zamanla gördüm ki yalnız değilim. Çok fazla anne doğumdan sonra bu iyi niyetli teröre maruz kalıyor. Terör diyorum zira hayatının değiştiği, sudan çıkmış balığa döndüğün, çok yorgun, çok uykusuz ve çok karışık hissettiğin o günlerde tepende seni eleştiren ya da sürekli "bak şimdi biz de çocuk büyüttük, o öyle olmaz" diyen onca insan olunca yaşadığın şey de terör oluyor. Neyse ki niyetler temiz, herkes kendince yardım etme derdinde de kan dökülmüyor :)

Yanlış anlaşılmak istemem. Tecrübeye saygım sonsuz. Her öğüde, tavsiyeye açığım. Her türlü yapıcı eleştiriye de varım. Ama "cık cık, sen de ana mısın?" diye burun kıvıran, zaten hayatının sınavını vermekte olan zavallı lohusaya kendini yetersiz hissettiren tavra fena gıcığım.

Ben bu yüzden kimse bana sormadıkça çocuğu ile ilgili "şöyle yap, böyle yap" demem. Çünkü bilirim ki herkesin kendince bir doğrusu var. Çünkü bilirim ki doğa bir şekilde her anneye o müthiş güdüyü vermiş zaten. Çünkü bilirim ki her anne kendi şartlarında çocuğu için en iyisini yapmaya çalışıyor. Çünkü bilirim ki bana laf düşmez.

İşte bunları bildiğim için benim adım Bilmiş... Ben hayatı kızıyla öğrenmeye çalışan, tek gayesi mutlu bir insan var etmek olan bir anneyim. Ve bildiğim tek şey aslında hiçbir şey bilmediğim...

Tüm annelere sevgiyle...